devamı:
Ultraviole sistemi seçerken;
İhtiyaç duyulan saatlik pik debi,
Lamba adedi ve lambaların güçleri,
Etkin ışın odası hacmi,
Suyun geçirgenliği
çok önemlidir.
Buradaki parametreler doğrudan ultraviole sistemin verimini ve
çıkış suyu kalitesini belirlemektedirler.
UV Işığı
uv ışığı kullanımı, doğayı taklit etme teşebbüsü olarak
tanımlanabilir. Güneş ışığı, suda bulunan bazı bakterileri yok
eder. Suyu, uv ışığına maruz bırakılırsa, patojenler yok edilir.
Yalnız bu arıtımda suda bulanıklık ve renk olmamasına dikkat
edilmelidir. uv ışığı suya hiçbir şey ilave etmemekle birlikte
bazı tat ve koku problemlerinin ortaya çıkması konusunda çok küçük
bir olasılık vardır. Ultraviole dozajı mikrowatt.saniye / cm2 (uWs/cm2)
olarak ölçülür. Mikrowatt değeri arttıkça, doz artar, temas süresi
arttıkça, doz daha etkin olur. Bu yüzden ışın odası hacmi ve
kullanılan enerji dozu çok önemlidir.
UV'nin avantajları
Düşük işletim maliyeti,
Düşük temas süresi,
Tatsız ve kokusuz olması,
Suya bir kimyasal eklenmemesi.
UV'nin Dezavantajları
Düşük nüfuz etme gücü,
Bulanıklıkla engellenebilmesi, (ön arıtma ihtiyacı)
Tüp üzerinde ince bir tabaka oluşması,
UV lambasının zamanla gücünü kaybetmesi.
UV ve Hidrojen peroksit ile Dezenfeksiyon
Dezenfeksiyon ürünleri, içme suyu kalitesinin yönetiminde
karşılaşılan oldukça yaygın bir problemdir. Suyun dezenfeksiyonu
yöntemi olarak, klorlama yerine UV + hidrojen peroksit kullanımı
denenmiştir. Dayanımı ve dezenfeksiyon gücünü, su ağının 1 km
uzunluğu boyunca korunmuştur. Bu ağ boyunca, farklı debiler ve
farklı kirlilik konsantrasyonları bulunmaktadır. Deneysel adımda,
su ağında uv ışığının engellenmesi olmaksızın hidrojen peroksitin
dayanımına arttırmak amaçlanmıştır. Daha sonra, UV + HP’nin
yeterliliği sınanmıştır. Yüksek HP konsantrasyonları
kullanılmıştır. uv lambaları 40 dakika boyunca açık tutulmuş ve uv
lambası her 100 km’de bir yerleştirilmiştir. Bunun sonucunda da
mikrobiyolojik arıtımın, çok kısa sürelerle başarılı bir biçimde
yapıldığı görülmüştür.